Bu Hastalıklar %90 Yok Olur mu?

Ya sağlıklı yaşlanmanın en önemli sırrı, bedene sürekli bir şeyler eklemek yerine daha az iş vermekse?
Son yıllarda longevity dünyasında sıkça konuşulan kavramlardan biri otofaji.
Otofaji, hücrelerin hasarlı veya artık işlevini kaybetmiş bazı yapılarını parçalayarak geri dönüştürdüğü doğal bir hücresel bakım mekanizmasıdır.
Bu mekanizma gerçek. Açlıkla ilişkisi de gerçek. Ancak buradan kati şekilde “aç kalırsak hastalıklar ortadan kalkar” sonucu çıkarmak doğru değil.
Ne yediğimiz kadar ne sıklıkta ve ne kadar yediğimiz de doğru.
Bugün çoğumuz sabah kahvaltısından gece atıştırmasına kadar günün büyük bölümünde yemek yiyoruz. Oysa besin alınmayan dönemlerde metabolizma farklı bir fizyolojik moda geçiyor ve hücresel bakım mekanizmalarıyla ilişkili yollar devreye girebiliyor.
Burada Okinawa kültüründeki “Hara Hachi Bu” yaklaşımı dikkat çekici:
Karnın yaklaşık %80 dolduğunda yemeyi bırak.
Ama bu yaklaşım yalnızca daha az yemek anlamına gelmiyor.
Geleneksel Okinawa beslenmesi; sebzeler, kök sebzeler, baklagiller ve bitkisel gıdalar açısından zengindi. Yani uzun yaşam hikâyesini yalnızca “az yemek” ya da “16 saat aç kalmak” gibi tek bir kurala indirgemek mümkün değil.
Peki hastalıkların %90'ı gerçekten yok olabilir mi?
Hayır. Bilim böyle bir oranı garanti etmiyor.
Genetik, yaş, çevresel faktörler ve enfeksiyonlar gibi kontrol edemediğimiz pek çok neden var.
Ama kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanserler gibi kronik hastalıkların önemli bir bölümü; beslenme, hareket, sigara, alkol, kilo, kan şekeri ve tansiyon gibi değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili.
Bu nedenle asıl soru şu olabilir:
Bugün kaçınılmaz sandığımız hastalıkların ne kadarı yıllar boyunca tekrar ettiğimiz günlük alışkanlıklarla ilişkili?
Longevity konusunda yalnızca ne kadar uzun yaşadığımız değil, kaç yılı sağlıklı geçirdiğimiz önemli.
Buna healthspan deniyor.
Daha uzun süre hareket edebilmek, bağımsız yaşayabilmek, metabolik sağlığı koruyabilmek ve zihinsel olarak aktif kalabilmek.
Aslında başlangıç noktası düşündüğümüzden dahabasit:
Gerçekten acıkmadan yememek.
Doyduğumuzu fark etmek.
Gerçek gıdalara ağırlık vermek.
Gece boyunca sindirime ara vermek.
Ve bedene sürekli fazlasını vermek yerine ihtiyacı kadarını vermeyi öğrenmek.
Doğrusu sağlık vücuda ne eklediğimiz değil, neyi azaltabildiğimize de bağlı.




Yorumlar